06.07.2019 Paylaşıldı.

Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin

Bu şikayet barsak damar tıkanıklığı hastalığının habercisi olabilir.

Karnınız sürekli ağrıyor mu?

Stresten olduğunu mu düşünüyorsunuz? Gaz sancınız mı var? Bu şikayetler çok daha ölümcül bir hastalığın habercisi olabilir: barsak damar tıkanıklığı! Hastalığı daha iyi anlatması açısından kalp krizine benzeterek barsak krizi diyebiliriz. Konu ile ilgili ayrıntıları Doç. Dr. Burak Kavlakoğlu anlattı.

Genellikle 60 yaş ve üzeri olan yaşlı insanlarda, çok şiddetli karın ağrılarının kalp ritim bozukluğuna bağlı olarak gelişen barsak damar tıkanıklığı sonucu oluşabileceğini söyleyen Doç. Dr. Burak Kavlakoğlu, erken tanının önemli olduğunu söylüyor. Karın ağrısı denip geçilmemesi gerektiğini belirten Kavlakoğlu, bu ağrıların kalp rahatsızlıklarına eşlik eden, ince bağırsak ve kalın bağırsağı besleyen atardamarın ani olarak tıkanmasıyla ortaya çıkan sinsi bir hastalık olduğuna da dikkat çekiyor.

Erken Tanı Önemli

Hastalığı teşhis etmek için öncelikle bu hastalıktan şüphelenmek gerektiği söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Kavlakoğlu ,“Şiddetli karın ağrısı ile hastanelere başvuran, özellikle 50 yaşın üzerindeki hastalarda mutlaka EKG çekilerek kalbinde bir ritim bozukluğunun olup olmadığına bakılması gerekiyor. Bu sonuçlar neticesinde hastada ritim bozukluğu mevcutsa kesin teşhisi koymak için anjiyografi gibi ileri tetkiklere başvurulması önem arz eder. Ayrıca bu durum teşhis edilir edilmez acil olarak tedaviye başlanmalıdır. İleri merkezlerde, erken teşhis konulabilirse cerrahi ve cerrahiye yardımcı yöntemlerle hastaların yaşama şansını artırmak mümkün iken eğer bir gecikme söz konusu olursa maalesef hastalarımızın %70-85’ini kaybediyoruz” dedi.

Operasyon önceliği hayat kurtarmak

Operasyonun öncelikle hayatını kurtarmaya yönelik olduğuna dikkat çeken Kavlakoğlu, bağırsakları besleyen damarın tıkandığı süreç çok önemli, tıkanmanın üzerinden kaç saat geçmişse ona göre ameliyatta ne yapılacağı belirleniyor. Eğer bu tıkanma 12 saatten daha uzun bir süre önce meydana gelmiş ise, bağırsakların beslenmesinde tekrar düzelme olamayacağı için bağırsağın büyük bir kısmını almak gerektiğini belirtti.

Meslektaşlarımızın şüphelenmesi gerekiyor

İlk etapta hastayı yaşatmayı hedeflediklerinin altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Kavlakoğlu, “ Hastamızı hayata döndürdükten sonra sıvı dengesinin sağlanması gerekiyor. Bu hastalıktan tamamen kurtulan hastalarımız da var ama ölüm riski çok yüksek olan bir hastalık grubu. Hastalık bir sürecin devamı şeklinde ilerlediğinden, ameliyattan sonra geriye kalan barsakların damarlarının tıkanmaya devam etmesini engellemek gerekiyor. Erken tanı hayat kurtarır klişesi burada da geçerli. Ayrıca meslektaşlarımızın bu hastalıktan şüphelenmeleri çok önemli. Acil serviste karın ağrısıyla gelen yaşlı bir hastaya gaz sancısı tanısı koyarak göndermemek gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Teşhiste gecikmeler, yapılacak tedavinin şeklini de değiştiriyor. Tanısı geciken hastada delinen barsaklar sonucu oluşan karın boşluğu enfeksiyonları, ameliyat sonunda geriye kalan canlı barsağın karın cildine açılmasına neden olmaktadır. Dışkısını torbaya yapmanın hayat kalitesinde bozulmalara neden olduğunu söyleyen Kavlakoğlu, hasta ölümle yaşamak arasında ki bir çizgide olduğu için en iyi şekilde kurtarılmaya çalışılıyor. Hastanın yaşaması bile bir mucize, bu yüzden hastaların torbayla da olsa hayatta kalmalarının hem hastaları ve hem de hasta yakınlarını çok mutlu ettiğini ifade etti.

Bu hastaların bazılarının geçmişleri incelendiğinde, zaman zaman karınlarının ağrıdığı, ancak bir süre sonra geçtiği görülebilir. Bu konunun özellikle derine inilerek araştırılmasını, kalp ile ilgili özel bir ritm bozukluğu hastası olup olmadıklarının özellikle soruşturulması gerektiğini vurgulayan Kavlakoğlu, yemek yedikten sonra tok karnına bir karın ağrısı çeken ve bu yüzden yemekten bile kaçınan yaşlı hastaların zaman kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurması gerektiğini belirtiyor.”