15.07.2019 Paylaşıldı.

Obezite cerrahisi ile tip 2 şeker hastalığı cerrahisi arasında fark var mıdır?

Obezite cerrahisinde İki mekanizmadan yararlanılır. Bunlardan birincisi hacim kısıtlayıcı mekanizma ikincisi ise hem kısıtlayıcı hem de ince barsaklardan emilimi bozucu mekanizmadır. Hacim kısıtlayıcı yöntemlerden ayarlanabilir mide bandı(kelepçe) günümüzde yarattığı komplikasyonlar nedeniyle çok nadir uygulanmaktadır. Bugün hacim kısıtlayıcı ameliyat olarak en sık tüp mide ya da mide küçültme ameliyatı olarak Türkçe’ye çevirdiğimiz Sleeve Gastrectomy ameliyatını uygulamaktayız. Bu ameliyatın avantajı sindirim sisteminde yer değişikliği olmadığı için vitamin ve eser element ihtiyacı uzun vadede olmadığı için, daha fizyolojik sonuçlar elde edilmesidir. Emilim bozucu ameliyat olarak günümüzde en sık gastrik bypass dediğimiz ameliyat uygulanmaktadır. Bu ameliyatta aynı zamanda hem hacim kısıtlanır hem de emilim bozulur. Sonuç olarak etkili bir kilo kaybı sağlanırken uzun vadede vitamin ve eser element takviyesi gereklidir. Obezitenin tedavisi amacıyla ameliyat uyguladığımız bu hastalarda yandaş olarak şeker hastalığı varsa, %40-60 oranlarında düzelme sağlanabilmektedir.

Obezitenin ön planda olmadığı tip 2 şeker hastalığı tedavisinde kullandığımız metabolik cerrahi yöntemlerde ise ince barsak hormonlarının iyileştirici etkisinden yararlanılır. Günümüzde insülin direnci ve tip 2 şeker hastalığının ilkel çağlardan daha fazla görülmesi, sanayileşmeye paralel olarak rafine gıdalarla beslenmeye bağlıdır. Rafine gıdaların sindirimi ince barsağın mideye yakın olan 70-80 cm’lik jejunum bölümünde tamamlanmaktadır. İnkretinler dediğimiz insülin salınımını organize eden ince barsak hormonları ise kalın barsağa daha yakın olan ince barsak bölümünden yani ileumdan salgılanır. İleum bölümüne ulaşan sindirilip emilmiş gıdanın posası inkretinlerin salınmasını sağlayamamaktadır. Sonuç olarak insülin salınımını düzenleyen ileum hormonları ki bunlar GLP-1, peptid YY, oksintomodulin gibi hormonlar yeterince salınmamakta ve sonuç olarak insülin direnci ile devamında tip 2 şeker hastalığı ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla tip iki şeker hastalığının tedavisinde kullandığımız metabolik cerrahi yöntemlerde kalın barsağa daha yakın olan ince barsak kısmının mideye bağlanması, ve sonuç olarak insülin direncini kıracak olan ince barsak hormonlarının etkin bir miktarda salgılanması hedeflenmektedir. Bu amaçla transit bipartisyon ve ileal inter pozisyon ameliyatları yapılmaktadır. Tip 2 şeker hastalığı için metabolik cerrahi uygulanan hastalarda da düzelme oranları bizi de cerrahisine göre çok daha yüksektir(%85-95).

Burada metabolik cerrahiden fayda görecek olan hasta seçimi çok önemlidir. Ameliyattan önce yaptığımız bir takım testlerle şeker hastası olan adayların metabolik cerrahiden fayda görüp görmeyeceğine karar verilir. Şeker hastalığının zarar verdiği hedef organlarımız başta göz, böbrek, kalp ve sinir sistemidir. Ameliyattan önce yapacağımız testlerle bu organlardaki hasarların geriye dönüp dönmeyeceği konusunda hastalarımıza bilgi verilir. O nedenle tip 2 şeker hastalığı olan bireylerin şeker hastalığı ile uzun yıllar yaşamamaları, bir an önce ameliyat olarak bu hastalıktan kurtulmaları gerekir.